Üşümek İstemedim Ben

İnsan özlüyor bazen sıcak günleri. Güneşin tepesinde olduğu, kendinden geçene kadar güneşe bakabildiği günleri… Bilmiyorum; umarım sadece ben rahatsız değilimdir dona dona ölüşümün farkında olmaktan. Çünkü soğuk öyle bi’ işliyor ki vücuduma; sanki kanım buz kesilmeye başlıyor. Kaybediyorum yavaş yavaş her bir zerresinde onu barındırdığım hücrelerimi. Direniyorum; yemin ederim ki direniyorum. Her çarpışında soğuk rüzgar tenime, ateşimi bağıra bağıra savuruyorum. “Belki ısınır, benim meltemim olur bu.” diye dua ediyorum. Kaybettim belki evet ama sağ kolumu, sağ bacağımı, sağ gözümü kaybettim. Sol yanıma onu koydum ben. O üfürse dahi bana kar fırtınasını; soluma onu bile dokundurtmazdım. İstemiyordum kışı. Dudaklarımı kurutmasını değil; onun ısıtmasını istiyordum ben. Ben de kışın arasına karışıyordum, beni de alıyordu yavaş yavaş içine. Ama dedim ya! Ben kör olurum, kolum bacağım tutmaz da onu kendine dokundurtmazdım. Üzülüyordum, çok üzülüyordum. Lakin bir damla gözyaşı dahi dökemedim. O kadar soğuktu ki; sol yanımda iz kalmasını dahi istemiyordum, istemeyeceğim hiçbir zaman. Ama farkındaydım; döngü böyleydi sonuçta kış olur, bahar gelir, yazsa onu seyrederdi. Ben yazın hep onu seyretmek istedim. Baharı gördüysek bile yazın hiç görüşemedik biz. Sıcağı çok sevemedim hiç ama içim onunla kaynadı benim. Sıcağın alnında sadece ona sarılmak istedim. Soğuk olsa bile her yanımız, sımsıkı sarılmak istedim. Ben, ben başka hiçbir şey istemedim. Üşümek istemedim ben.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here