Tekrar-ı Sükun

Hayatta kalmak mesele değil. Güne devam etmekten korkuyorum. İyi geçen zamanın tıkanacağını, bir yerlerde her şeyi berbat edeceğimi bilerek…

Kaybolmak zor değil. Adımımı attığım her yerde fark edilmekten korkuyorum. Herkesten uzaklaşıp yeni bir hayat kurmaya çalışırken; geçmişe daha da yaklaşarak…

Kaçmak ise zor. Anılardan insancasına kaçmanın anlamsızlığını biliyorum. Sanki insanlardan kaçarak içimizde bıraktıkları yaraları kapatacaktık. Kanadı kırık bir kuş gibi dalımızdan düşerek…

Çözmek ise zor. Bir problemi mutlaka çözebilirdim. Bu; problemden öte bir karmaşa… Kuramı, formülü ve sonucu yok. Vicdan muhasebesi deyip dururlar hani; vicdan olguların hesabına dayalı çalışmaz. Bu hesapta ne kendime ne de başkalarına hak veriyorum. Hak verdiğim tek şey; yaşadıklarımın, geriye dönsem bile aynı şekilde yaşanacağıdır. Ne ben kaçarım hata yapmaktan, ne de onlar. Onlar, gittiğim yolu belirleyen her şey, her tabela, her ışık… Başka bir yola gitmek için en başa dönsem bile, her zaman aynı ışıklardan sapacağımı, aynı tabelalara inanacağımı biliyorum. Arabamın eskidiğini, motorunun su kaynattığını ve tekerleklerinin yıprandığını hissederek…

Kavisli dönemeçler ileride beni, seni ve bizleri bekliyor. Ben her ne pahasına olursa olsun o virajlardan son sürat geçeceğime inanıyorum ve karşıma çıkacak hiçbir duvar benim bu kararıma mani olamayacak. İşte bu çok manidar olacak. Her zaman olduğu gibi… Günler gelip geçecek ve ben geçmişe dönmeyi eskisinden daha çok isterken; kurtuluş sapağını bir bir kaçırarak, kendimi hiç bilmediğim bir yolda bulacağım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here