Plastikleşme Otantikleş

İnsanlar toplumun içine doğar, toplumla yaşar ve toplumla ölür.  Her şey belli gruplar içerisinde süregelir.  Toplum dediğimiz, yaşamının her evresinde sana eşlik etmiş gruplardan oluşur. Bugün ilişki ve toplum üzerine yazmak istedim. Dönemin sorunlarından biri olarak gördüğüm şey; beşeri ilişkilerden uzaklaşıp, ‘plastik’ ilişkilere yönelmemiz… Beşeri ilişki; işin içine maddiyat ve çıkar girmeden, sevgi, saygı ve hoşgörü üzerine kurulmuş bir yapıdır. Birine ya da bir şeye çıkarsız yönelmemiz bizi kendimize döndürür. Kendi sınırlarımızı belirlememize neden olur. Plansızlık ve doğallık bizi kendimize yakınlaştırır.

Plastik sözcüğü ‘biçimlendirme’ anlamına gelmektedir. Doğada hazır bulunmaz, bileşimlerden oluşur ve en önemlisi çevre kirliliğine sebep olur. ‘Biçimlendirme’ derdine düştüğümüz ilişkileri çok yüzeysel bulurum. Çünkü bu ilişkiler çevre kirliliğine sebep olur.

Eski insanlardan ve aile büyüklerinden çok şey öğrenmeye gayret ediyorum. Cenazelerde, düğünlerde, aile günlerinde, altın günlerinde, hasta ve yaşlı ziyaretlerinde, köylerde ortamı solumak bence kendi hayatındaki ilişkileri olumlu yönde etkiliyor. Saygıdeğer bir aile büyüğümüz sabahın erken saatlerinde uyanıp ve herkesi uyandırıp ‘Kalkın bir Müslüman gelir.’ diyerek beklemeye koyulurdu ki tanıyıp tanımaman önemli değildi, gerçekten çat kapı gelinirdi. Aydın’da bir köyde yaşayan Dudu teyzem sabahın erken saatlerinde kalkar sağdığı sütünü, tavuktan aldığı yumurtasını hazırlar misafirlerini beklemeye koyulur. ‘Önceden arayıverin gari, akşamdan hazırlayayım.’ diye de ravdevulu çalışır. Eğer onda yoksa ‘Dur soru verem gari’ deyip tüm köylüyü gezer, bulur, getirir. Zamanında dedem sokaktan her geçeni eve yemeğe alır, her gün iş yerinden arkadaşlarını eve davet ederdi. Anneannem 7 çocukla, yoklukta sofralar hazırlayıp ‘Artmazsa, yetmezmiş.’ diyerek yedirir, içirirdi. O dönemler, ben küçükken, mahalledeki tüm evlerin anahtarı dışarıda takılıydı. Herkes anahtarı çevirip girerdi. Akşama kadar sokakta oynarken her evden çağırırlardı. Susayınca, acıkınca, tuvaletimiz gelince birinden birine uğrardık. Sonra bizim için önemli olan sokağımıza ve arkadaşlarımıza geri dönerdik. Doğallığı, plansızlığı, samimiyeti, güveni ve özgüveni böyle böyle tanıdım.

Evinin önündeki ‘plastik ben’i süpürürsen,

O kadar otantikleşirsin.

?

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here