Miat

-Ne kimsesi var kimsenin
Ne de kimsesiz

Kendini şarkıda bulduğun kadar mısın?
Peki ya iki ettiniz mi?
Sen ve sen?
Kavuştunuz mu?

Ayrılıkların şarkılarla taçlandırıldığı zamanlara yetişemedik sayın okuyucu, vaktiyle bırak birbirinin en ücra köşesinde kalan hissi alıp en soldaki köprüden atmayı; şarkılarda kavuşulurdu, bize kadar miadı yetmemiş bu hissiyatlığın. Taburenin kısa ayağı olan adam onca zamanın yakasını bir araya getiriyor, yetmiyor kilometreleri bitiriyor, son adımı attıktan sonra… Dedik ya sayın okuyucu taburenin kısa ayağı işte, anlasana. Bizim kavuşmalarımız bile cümle etmiyor, şarkı şurada dursun. İnfialimiz bundan olsa gerek sayın okuyucu, düzgün tokuştur ses çıksın…

-Kendine kimsesiz

Siz zırhınıza çiçekler çizmişsiniz,
ben sokaklarda yeleğimle gezerken.
Sapasağlamsınız siz,
benim aklımda kımıldayanlar gözlerime dolarken.
İpleri çoktan bırakmışsınız,
benim bıraktığımı sandığınız ipleri bile kenarıma meyletmişken ben.
Siz söylediklerinizi bile yapmamışsınız,
ben tüm söylenenleri tek tek saman kağıdıma söylemeye razıyken.
Siz yanına kadar koşup bir adım daha atmamışsınız,
tenezzül meselesi,
Bense Sayın Asaf’ın o dizesindeki yazık olan bekleyen.
Siz birilerine sarılmışsınız vazgeçtiğinizde,
belki bana benzeyen,
Ya ben?

Önünde saygıyla eğiliyorum sayın okuyucu, denizleri kırmızıya boyar bu vazgeçiş. Öğretir misin bana, bir şehirden, bir kişiden, duvarda asılı Müzeyyen’den nasıl vazgeçilir sayın okuyucu? Söz anlamış gibi yapacağım. -Mış gibi çünkü ben yapamayanlardanım. İçim ağrır yahu benim, ağrıya sızlaya kaybederim ben. Hissediyorum; zaman yeniyor beni, dilimden çıkanları döktü önüme, vazgeçmediklerini kaybedersin dedi, şimdi işliyor gibi, tik tak tik tak…

-Kimlere kimse

Meçhul ve yüreğini aşan kaybedişleri olmasın diye önündeki kaybedişe eyvallahı olan adamlar tanıdım sayın okuyucu. Vaktiyle anlamamıştım, artık kabulüm. Vazgeçersem; kaybetmemek için değil, bizzat kaybettiğimi bağıra çağıra şarkılarla söyleyip elimde bayrak sallayarak çıkacağım bu keşmekeşten. Kayıtlara böyle geçilsin, vasiyetimdir. Sonra otururuz seninle sair bir gün, bir kayalığa, ben konuşurum, sen susarsın, ben gülerim, sen duvar, ben sarhoş, sen yok.

Zaman beynimin unutma fonksiyonu olsan ya sadece…

-Kimilerine kimse

Frida Kahlo şey diyor; “Uğraşarak düzeltemediğinden vazgeçerek kurtulursun.” Bak en güzelini o demiş, tam bize demiş, seni bilmem de bende durum bu sayın okuyucu.

-Senin kimsen de sen, benim kimsem de

Uzun zaman oldu, uzun zamandır kafa radyomda çaldı, senin de bu güzel pazarına, kahve yanına, kafa radyona :’) ;

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here