Kırmızı Bir Islık

    Bulutlar karardı yine bugün

    Şehir seni ağlayacak bilirim

    Adını bağıracak yalnızca

    Bir görünüp bir kaybolan ışık çarpmasıyla

     

    Kırmızı bir ıslık

    Buram buram ses yığını

    Tabancaların yere düşmüş kurşunları

    Bir de rüzgarın savurması saçlarını

     

    Gel sevelim annesinin elinde bir çocuğu

    İsyan edelim ayrı geçen takvim günlerine

    Belki bir çay

    Belki bir kahve hatrına sığınalım

    Saçak altlarına apartmanların

    Gitmeyeceğimiz bir yerin

    Adresini soralım yedi kat yabancılara

    Gel beraber boyun eğelim

    Adımıza rezerve alın yazısına

    CEVAP VER

    Please enter your comment!
    Please enter your name here