Dağ Gözlü Hasret

Dipsiz kuyu

Keskin bıçak

Ya har gerek bu yangına

Kansız geçit yahut

 

Bronz bir iklim geçişi

Elde kınalar, yamalı

Rengârenk bir solunum rahatlığı

İçimde

 

Hadsizim

Edepsizim

Sen yine de hayra yor halimi

 

Sıcak rüzgârlar esiyor

Önümde çıplaklığı denizin

Sarılmış parıldayan aya

Işıklar sarmış şehrin karşı yakasını

Maviye çalar kimisi

Döner durur sarıya bazen

 

Yaralarım çözülüyor

Tabip gerek boynumun büküklüğüne

Üzerine basılmış karıncaların can çekişlerine

 

Ey gam yüklü yüreğime

Kamalar saplayan

Seni düşlüyorum

Sıcağını rüzgârın esişine bırakan

Çayın deminde

Bilmiyorsun

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here