Aşk Ne Ustam

Günler geçip bana her an, her gün bir şeyler öğrettikçe, hayat beni istemesem de zorla büyütüyordu. Öğreniyordum da anlamsız geliyordu bazı şeyler bana. Halâ yeteri kadar büyümediğimden olsa gerek. Öğrendim, incitmemeyi öğrendim bana sevgiyle dolup taşanı. Narindi o. Ne kadar farkında olsam da aslında değilmişim diyordum kendime her günün ardından. Aşıktım, deliler gibi sırılsıklam aşıktım. Ama bazen buna rağmen yanlış şeyler yapıyordum ben de. Neydi derdim benim, neydi bu işin sırrı da gözümden sakınırken üzerdim ki onu, hayal kırıklığıydım kendim için… Ama dedim ya her gün tekrar öğrenmeye çalışıyordum. Sevgimi, aşkımı sorgulamaya kimse cürret edemedi bu zamana kadar, ondan başka. Ben sırılsıklam aşıktım, deli kırması aşık. Bir gün, gecenin zifiri karanlığında sarhoş misali çarptığımda o sokak lambasına, unuttum kuşun alışık olduğunu sokak lambası sesine ama hesap edemedim kuşun o sırt üstü düşen sarhoşun sesinden korkacağını. Söz verdim kendime bir daha bu kadar içmeyeceğim diye lakin her alkolik gibi tutmazdım sözümü biliyorum. Aşk sarhoşuydum ben, cennet şarabıma doyamazdım. Anlaşmamı değiştirdim; bu kuşu korkutursan Burak, namertsin dedim kendime, çünkü bu kuş benim gördüğüm en yürekli kuştu. Ufacık bedenine nazaran karşısında kocaman dev bir sarhoş varken dikildi karşıma haklı olarak. Ben sordum, o cevapladı “Aşk ne ustam…”

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here